JUNKER, Türkiye Ofisi ile Müşterilerine Daha Yakın Olmak Amacında

Mesut Kul
JUNKER, Türkiye Ofisi ile Müşterilerine Daha Yakın Olmak Amacında

Değerli okurlarımız, Türkiye Ofisi’ni yeni açan JUNKER’in Türkiye Ofisi Genel Müdürü Faruk Özkent ile sizler için keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Kendileri sektör ve yeni ofis ile ilgili görüşlerini bizlerle paylaştılar.

Bizlere kendinizden ve JUNKER’in kuruluşundan, gelişiminden biraz bahseder misiniz?

2013 yılında JUNKER firmasında Türkiye sorumlusu olarak göreve gelmiştim. 1 Temmuz 2015 itibariyle Türkiye ofisi Genel Müdürü olarak görevime başlamış durumdayım. JUNKER firması Erwin Junker ve iki arkadaşı tarafından 1962 yılında kurulmuş bir şirket. Bugün 1400 çalışanı ile Almanya ve Çek Cumhuriyeti’nde bulunan fabrikaları ve birçok kıtada satış ve servis ofisleri ile hizmet vermektedir.

JUNKER’in sunduğu hizmetler, ürünler hakkında bilgi verebilir misiniz?

Ağırlık olarak CBN taşlama olmak üzere, yüksek performanslı taşlama makineleri üreticisidir. Bunun yanı sıra kesici takım üreticilerine de hitaben makinelerimiz mevcuttur. JUNKER’in özelliği; müşterilerine yalnızca makine değil, komple bir proses sunması. Tüm proje aşamalarında satış departmanımız bire bir müşterilerimiz ile ilgilenmekte ve tam destek vermekte. Münferit makinelerden, tüm üretim hatlarına kadar anahtar teslim projeler gerçekleştirmekteyiz.

Bu ayki konu başlıklarımızdan biri olan “metal işleme” JUNKER için hangi konumda, sizin için önemi nedir?

Mevcut ve potansiyel müşterilerimizin ağırlık olarak metal işleme sektöründe faaliyet göstermesi nedeniyle, bu konu JUNKER için çok büyük önem arz ediyor.

Hizmet verdiğiniz sektörler nelerdir?

Otomobil üreticileri, otomotiv ve yan sanayi, uçak sanayi, kesici takım üreticileri ve savunma sanayi.

JUNKER Türkiye Ofisi’ni İstanbul’da açtı. Bu yeni ofis hangi ihtiyaçlar üzerine açıldı?

Türkiye ve komşu ülkelerinde JUNKER makineleri kullanan mevcut olan firmalara servis konusunda daha hızlı ve verimli hizmet verme amacımız var. Ayrıca yedek parça tedarik süresini kısaltıp müşteri memnuniyetini arttırmak
da amaçlarımızdan bir diğeri.

Müşteri odaklı çalıştığımızdan dolayı, müşterilere daha hızlı ve daha yakın olabilmemiz için, JUNKER bu adımı atmış bulunuyor. Yeni projelerde müşteriler ile birlikte hızlı ve en uygun çözümü sunabilmek adına, İstanbul ofisinden daha hızlı şekilde müşteri ziyaretlerimizi gerçekleştiriyor olacağız.

Ofis binamızda bulunan depolarımızda yedek parça stok alanımız da oluşturulmuştur. Böylece yedek parça sevkiyatı daha hızlı gerçekleşecektir ve dolayısıyla müşteri firmalar, üretimlerinde darboğaz problemini minimize etmiş olacaklar.

Türkiye Ofisi’nde sunacaklarınız nelerdir? Müşterilerin avantajları ne olacak?

Yeni makine satışları ve satış sonrası destek. Mevcut müşterilere hızlı ve etkin şekilde servis konusunda tam destek. Makine problemleri ve yedek parça tedariği gibi çalışmalarda hızlı aksiyon.

Distribütör kanalı kullanmadan JUNKER yetkilileri ile yüz yüze görüşme. Yabancı dil problemi olmadan Türkçe iletişim kurmak, dolayısıyla yanlış anlamalar ortadan kalkmış olacak ve daha hızlı ve etkin bir çözüm sunulacaktır.

Geçen yıl sizler için nasıl geçmişti? Önümüzdeki sene hem JUNKER’in şirket olarak genel beklentisi, hem de Türkiye Ofisi olarak beklentiniz nedir?

Geçtiğimiz yıl JUNKER için başarılı bir dönemdi. Bu başarı müşterilerimizin bize göstermiş olduğu güvenden kaynaklanıyor. Bu da doğru bir yol izlediğimizin kanıtıdır.

JUNKER her zaman müşteri ve kalite odaklı çalışmayı benimsemiştir ve bu felsefeden kesinlikle vazgeçmeyecektir. Beklentilerimiz ve hatta hedeflerimiz, gerek Türkiye gerek dünya pazarında büyümek ve lider pozisyonumuzu kalitemiz ile korumaktır.

Metal işleme sektörünü hem dünya, hem de Türkiye odaklı değerlendirir misiniz? Gidişatı ne yönde görüyorsunuz?

2015 yılı ortası metal işleme sektöründe bir yavaşlama hissedildi. Bu yavaşlama belirli periyotlarda görünmektedir. Ancak 2016 yılının daha farklı geçeceğine inanıyorum. Dolayısıyla JUNKER önümüzdeki yıllara olumlu bakmaktadır. Türkiye’deki sektörden beklentilerimiz farklı değil. Belki geçtiğimiz yıllardaki gibi hızlı olmasa da, ülkemizde sürekli bir büyüme yaşanacağını düşünüyorum.

 

Yazarı Paylaş
Yorum Yap