Connect with us

Takım Tezgahları

Form Makina, taşlama ürün grubunu Walter ve EWAG ile genişletti

Yayın tarihi:

on

Form Makina’ya bir ziyaret gerçekleştirdik ve Taşlama Tezgâhları Ürün Müdürü Caner Şanko’yla bir söyleşi gerçekleştirdik. Firmaları hakkında bilgiler veren Caner Bey, tezgâh seçiminde dikkat edilmesi gereken hususlar ve sektörün genel durumu hakkında da değerlendirmelerde bulundu.

Caner Şanko. Form Makina CNC Takım Tezgâhları Taşlama Tezgâhları Ürün Müdürü

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Merhaba, adım Caner Şanko. Endüstri Mühendisiyim. Form Makina CNC Takım Tezgâhları firmasında yaklaşık 10 yıldır taşlama tezgâhları ürün müdürü olarak görev yapıyorum.

Form Makina ve faaliyet alanları hakkında bilgi verir misiniz?

Form Makina, yaklaşık 26 yıl önce kurulmuş 65 kişilik servis ve 25 kişilik satış kadrosu ile bünyesinde toplamda 105 kişi çalışan, Türkiye’nin takım tezgahları sektörüne hizmet veren en büyük firmalarından bir tanesidir. Form Makine olarak yurt dışından getirdiğimiz takım tezgâhları diye genel olarak adlandırdığımız torna, dik işleme, 5 eksen tornalama merkezi, taşlama ve kayar otomat tezgâhlarının satışını gerçekleştirip , müşterilerimize kurulum , eğitim, bakım ve arıza gibi servis hizmetlerini sağlıyoruz.

Ürün portföyümüzde Japon menşeli Mazak Takım Tezgâhları; United Grinding Group portföyünde bulunan Studer  (İsviçre), Schaudt & Mikrosa (Alman) CNC puntalı ya da puntasız silindirik taşlama tezgâhları; Blohm & Jung (Alman ) yüzey ve profil taşlama  taşlama tezgâhları; Walter (Alman) , EWAG (İsviçre) kesici takım üretim ve bileme tezgâhları, Nomura (Güney Kore) kayar otomat tezgahları , Komatech (Güney Kore) delik delme – kılavuz çekme tezgahları yer almaktadır.

Bunun dışında robot otomasyon bölümümüz var. Takım tezgâhlarındaki parçaların, robotlar ile insansız olarak yükleme ve boşaltma proseslerini sağlayarak firmaların üretim kabiliyetlerine katkı sağlamaktayız. Bu alanda da Kuka (Alman) firması ile Gold Partner olarak çalışmaktayız.

Son olarak da yaklaşık 1 yıl önce 3 boyutlu katmanlı üretim bölümümüzü kurduk. Burada HP, GEAdditive, Sindoh ve Envisiontec, gibi bu alanda dünyaca tanınmış markaların mümessilliğini yürütüyoruz. Piyasada plastik üzerine katmanlı üretim yapan makineleri satan pek çok firma mevcut, bu sebeple biz daha çok metale odaklıyız. Bu da sürekli gelişen bir teknoloji olduğundan dolayı, zamanla bu alanda da önemli bir yere gelmiş olacağız.

Almanya’dan Walter ve İsviçre’den EWAG markalarının distribütörlüğünü üstlendiğinizi biliyoruz son olarak. Bu konuda bilgi alabilir miyiz?

Evet, bu adımla ürün gamımıza takım bileme ve takım ölçme tezgâhlarını da katmış olduk. Alman menşeli Walter, takım tezgahlarında kullanılan matkap ve freze gibi kesici takımların imal edilmesi ve bilenmesinde kullanılan tezgâhlar üretmektedir. Ewag ise farklı türde daha farklı proseslerde kullanılan insert ya da pcd benzeri kesici takımların üretilmesinde kullanılan makineler üretmektedir. Türkiye’de sürekli büyüyen büyük bir kesici takım pazarı var. Bünyesinde pek çok takım tezgâhı bulunduran büyük firmalar artık takım bileme işlerini kendi bünyelerinde yapmaya başladılar. Bu markaları da bünyemize alarak United Grinding Group’daki tüm ürünlerin Türkiye’deki tek mümessili olmuş durumdayız. Bu markalardan beklentimizin büyük olduğunu belirtmek isterim.

Tezgâh seçimiyle ilgili dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir size göre?

Tezgâh seçiminde dikkat edilmesi gereken pek çok husus var ama bence Türkiye’de yanlış yapılan nedir, onu söyleyeyim dilerseniz.

Ülkemizde en büyük eksiklik genelde fiyat performans karşılaştırmasının iyi yapılmamasıdır.

En pahalı makine her zaman en iyi ve en kaliteli makine değildir. İşe uygun makineyi seçmek önemli. Ülkemizdeki tezgâh seçimleri genelde teknik özelliklerden çok maliyet odaklı olarak yapılıyor. Burada bir parantez açayım, ülkemizde tüm performans kriterlerini göz önünde tutarak tezgâh seçimi yapan büyük firmalar da var tabii, onları kastetmiyorum bunları söylerken. Ancak orta ölçekli firmalar genelde fiyat odaklı tezgâh seçiyorlar. Makinenin uzun ömürlü olmasındansa ilk yatırım maliyeti temel etmen oluyor böyle firmalar için. Bu şekilde yatırım yapılan tezgâhlar da firmalara uzun süre fayda sağlamıyor ve sıklıkla makine değiştirmek zorunda kalıyorlar. İlk yatırım maliyetine göre yüksek olan bir tezgâhın 15-20 yıl kullanılabileceğini düşünürsek, aslında hesaplı bir yatırım olduğu anlaşılacaktır.

İkinci olarak yapılan hata ise işe uygun tezgâh seçimi yapılmamasıdır.

Firmaların yaptıkları işe ya da kullandıkları parçaların ölçülerine ve hassasiyetine uygun tezgâh seçimi yapması lazım. Biz makina satarken kullanıcıya, işlerinizin yüzde 80’ini yapacak bir makina almasını öneririz. Firmalar hiç kullanmayacakları opsiyonları aldıkları tezgahlara bir gün belki kullanırız diye ekliyor ve eklenen opsiyonlar maliyeti de yükseltiyor tabii. Ancak o opsiyonlar hiç kullanılmıyor belki. Bu da yanlış yatırım örneklerinden bir tanesi bana göre.

Benim görüşüme göre doğru makinayı seçebilmek için fiyat kriteri de teknik kriterler de iş parçasına uygunluk kriteri de hep beraber göz önünde tutulmalıdır.

Satış sonrası servis hizmetleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz?

Her sektörde olduğu gibi servis unsuru çok önemlidir. Satış ve servis bence ayrılmaz bir bütünün parçalarıdır. Eğer iyi bir servis hizmeti sunamıyorsanız çok fazla makine satamazsanız. Dünyanın en hassas ya da en güvenilir tezgâhını satsanız bile o tezgâhın canı ilk arıza yapana kadardır. Yerel bir servis hizmeti yoksa, yurt dışından gelecek servis hizmetinin maliyeti oldukça yüksek olacaktır.

Form Makine bünyesinde 65 kişi servis departmanında görev yapmaktadır. Türkiye genelinde bizim sattığımız 3000’den fazla Mazak tezgâhı bulunmaktadır. Biz sattığımız tezgâhların, çok özel olanları hariç, kurulum, eğitim, bakım, arıza tespiti ve çözümü gibi tüm servis hizmetlerini verebiliyoruz; yedek parçalarını sağlayabiliyoruz. Tezgâhın kalibrasyonunu ve doğruluğunu ölçecek ekipmanlarımız da mevcuttur. Lazer ölçümü yapabiliyoruz, her tezgâhın tüm eksenlerinin doğruluğunu ölçebiliyoruz. Gerekirse tezgâhın spindle’larını değiştirebiliyor ya da tamir edebiliyoruz. Türkiye’deki en güçlü servis hizmeti sunan birkaç firmadan biriyiz diyebilirim.

Sektörün ve firmanızın Endüstri 4.0 kapsamındaki gelişimini değerlendirir misiniz?

Dünyada Endüstri 4.0 çok hızlı ilerliyor olabilir ama Türkiye’de biraz yavaş ilerliyor. Önce Türk firmalarının Endüstri 4.0’dan önceki aşamaları geçmesi gerekiyor bence. Ülkemizde Endüstri 4.0’a hemen adapte olup, robot otomasyona geçmek için çalışmalar yürüten pek çok firma da var tabii. Fakat bana göre biraz daha zaman gerekiyor. 5-6 yıl evveline kadar hiç robot otomasyon projesi yapılmazken bugün geldiğimiz noktada pek çok firmada robotla yükleme projesi yapıyoruz. Bir sonraki adımda artık insanlar hiç atölyeye girmeden, ofiste oturup makineleri takip edebilecek ve yönetebilecek.

Bizim ürünlerini sattığımız firmalar Endüstri 4.0 altyapısını şimdiden sağladılar. Tezgâhlarımızda ara yüzler mevcut ve firmaların talebi doğrultusunda gerekli desteği verebiliyoruz.

Türkiye piyasasındaki genel durumu ve rekabet ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bana göre Türkiye piyasası çok inişli çıkışlı. Bunda çok fazla faktör etkili tabii; siyasi faktörler, ekonomik faktörler, firmaların güç durumları, finansman faktörleri gibi. Hatırladığım kadarıyla Türkiye takım tezgâhları sektörü 2016 yılı verilerine göre dünyadaki 10 büyük takım tezgâhı sektörüne sahip ülkeden bir tanesiydi. Yani dünyada en çok takım tezgâhı satılan 10 marketten bir tanesi Türkiye. Bu, ne kadar büyük bir potansiyel olduğunu gösteriyor. Fakat inişli çıkışlı bir grafik çizdiği için bir sene çok fazla yatırım yapılırken bir sonraki sene sert bir düşüş yaşanabiliyor. Önümüzdeki yıllarda inşallah daha stabil bir ortam oluşmasını temenni ediyoruz.

Rekabet ortamıyla ilgili olarak da şunları söyleyeyim: Türkiye piyasasında çok ciddi bir rekabet var. Özellikle takım tezgâhı sektöründe çok fazla rekabet var. Tayvan menşeli tezgâhlar çok fazla satılıyor ülkemizde. Ancak bizim piyasaya sunduğumuz tezgâhlar gibi ilk yatırım maliyetine göre yüksek, kaliteli tezgâhlar anlamında çok fazla ürün yok aslında Türkiye’de. Ürününün arkasında duran dört ya da beş büyük firma var bu anlamda. Yani Türkiye’de takım tezgâhı sektöründe hem iyi servis veren hem tezgâhlarının arkasında duran hem de prestij olarak piyasada bilinen çok fazla firma yok maalesef. Ancak sadece fiyat odaklı bakarsanız rekabet çok fazla, bir sürü farklı marka ve satıcı firma var. Ancak ülkemizde de firmalar artık çok düşük maliyetli tezgâhlar yerine daha kaliteli ve hassas tezgâhlara yöneliyor. Bu anlamda bir bilinçlenme olduğunu söyleyebiliriz.

Kısa veya uzun vadede hayata geçirmeyi düşündüğünüz yeni projeler var mı?

Şirketimiz bünyesinde yeni departmanlar kurup, hizmet kalitemizi artıracak hamleleri sürekli yapmaya çalışıyoruz. Bahsettiğim gibi son olarak katmanlı üretim departmanımızı kurduk. Öncesinde robot otomasyon için bir departman kurmuştuk.

Form Makina olarak en büyük hedefimiz şu anki satış adet ve hedeflerimizi daha iyi hale getirmek ve servis hizmetimizi de daha da mükemmelleştirip, müşteri memnuniyetini daha da artırmak için hiç durmadan çalışmaya devam etmektir.

Takım Tezgahları

TİAD nitelikli eleman sıkıntısını gidermek için kolları sıvadı

Yayın tarihi:

on

By

Takım tezgâhları ve makine sektörünün ihtiyacı olan nitelikli personel ihtiyacına çözüm olmak için 2007 yılında TİAD Akademi kuruldu. TİAD Akademi’nin sektörde alanında uzman firmalarla uzun zamandır iş birliği halinde olduğunu dile getiren Takım Tezgahları Sanayici ve İş İnsanları Derneği (TİAD) Başkanı Fatih Varlık, sanayide robot operatörlüğü başta olmak üzere beş yeni programın yolda olduğunu, bu eğitimler için SIEMENS ve NACHI ile partnerlik yaptıklarını ifade etti.

Türkiye takım tezgahları sektörünün nitelikli eleman sıkıntısını ortadan kaldırmak için 2007 yılında kurulan Uygulamalı ve Mesleki Teknik Eğitim Merkezi (TİAD AKADEMİ), akademik eğitim almış, sektörün içinden gelen, uzman ve tecrübeli eğitmen kadrosuyla gençleri takım tezgahları sektörüne hazırlıyor. 

Kalifiye eleman açığı üretimde nabzı düşürüyor

Türk sanayisinde CNC sistemlerinin kullanımı, tasarım ve imalat sürecinin iyileştirilmesi amacıyla bugüne kadar yedi farklı başlık altında eğitim verdiklerini söyleyen TİAD Başkanı Fatih Varlık, “Sanayi, bir yandan üretimde kritik rol üstlenen CNC operatörlerini bulamamaktan yana şikâyet ederken; tedarik konusunda hizmet veren firmalar da bilgi eksikliği ve teknolojinin gündemine hâkim olmadığından müşteriye doğru yönlendirmeyi yapamayan personelden yakınıyor. Hem talaşlı imalatta hem sac işlemede; yazılım, ölçüm ve tezgâh tedarikinde kalifiye personelin eksikliği; yükselmesinin hayalini kurduğumuz sanayi üretiminde nabız düşürüyor” dedi. TİAD Akademi’nin, sektörde alanında uzman firmalarla uzun zamandır iş birliği halinde olduğunu dile getiren Varlık, sanayide robot operatörlüğü başta olmak üzere beş yeni programın ise yolda olduğunu, bu eğitimler için SIEMENS ve NACHI ile partnerlik yaptıklarını ifade etti. 

Hem TİAD hem de TİAD Akademi olarak stratejik bir alan olan takım tezgâhları sektörün problem ve ihtiyaçlarına yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Varlık, “Rekabet bu kadar yoğunken, kalifiye personel eksikliğinin yarattığı kan kaybını durdurmak için dernek olarak TİAD Akademi’yi kurmamız gerekiyordu. Amacımız; sektördeki personele ihtiyaç duyduğu alanlarda eğitim sağlayarak sanayiciye ihtiyaç duydukları nitelikli personeli kazandırmak. 

“Kalifiye satış mühendisleri yetiştirmeye odaklandık”

Öte yandan Türkiye sanayisine daha iyi hizmet vermek ve yatırım yönlendirmelerini doğru yapan satış personelini yetiştirmek adına Takım Tezgahları (Kesici Takım, Yazılım, Ölçüm) Satış Mühendisi Yetiştirme Programı’nı gerçekleştirmeye odaklandıklarını söyleyen Varlık,  “Bu eğitim ile sektörümüzde tedarikçi konumdaki firmalar, kalifiye satış mühendisleri ile çalışarak kayıpların önüne geçecek, üreticiler de kalifiye satış mühendislerinin doğru yönlendirmeleri ile işlerine uygun teknolojileri kullanacak” diye konuştu. 

TİAD Akademi eğitim programı

Geçmiş dönemde TİAD Akademi çatısı altında şu eğitimler verilmişti:

  • Talaşlı İmalatın Temelleri
  • CNC Torna Operatörlük ve Programlama
  • CNC İşleme Merkezi Operatörlük ve Programlama
  • CNC Kontrol Üniteleri (Fanuc, Haidenhain, Mitsubishi, Siemens) Kullanımı
  • Temel Seviye CNC Arıza Bulma ve Bakım
  • Bilgisayar Destekli Tasarım (CAD)
  • Bilgisayar Destekli İmalat (CAM)    

Yeni dönemde TİAD Akademi çatısı altında verilecek olan eğitimler ise şunlar olacak:

  • NACHI Sanayi Robot Operatörü 
  • SIEMENS Sinumerik 828D / 840D Shopmill-Freze Kullanım & Programlama 
  • SIEMENS Sinumerik 828D / 840D Programguide (G-code)-Freze Kullanım & Programlama
  • SIEMENS Sinumerik 828D / 840D ShopTurn-Torna Kullanım & Programlama 
  • SIEMENS Sinumerik 828D / 840D Programguide (G-code)-Torna Kullanım & Programlama 
  • Takım Tezgâhları Satış Mühendisi Yetiştirme Programı
  • Teknik Resim Okuma
Devamını oku

Takım Tezgahları

Esnek ve verimli üretim imkânı sunan yeni nesil CNC teknolojisi

Yayın tarihi:

on

By

Mitsubishi Electric CNC ürünleriyle akıllı telefonlara benzeyen kolay ve sezgisel kullanıcı deneyimi sunuyor. Güvenilir ve yüksek kaliteli ürünleriyle elektrik, elektronik ve otomasyon alanında dünya devi bir marka olan Mitsubishi Electric, yeni nesil CNC ürünleriyle başta otomotiv ve metal işleme olmak üzere dünya genelindeki birçok sektörde standartları belirliyor. Sanayi 4.0 evresinde Türkiye’nin üretim kalitesini daha yükseğe taşımasına katkıda bulunmak için ileri teknoloji çözümler sunduklarını belirten Mitsubishi Electric Türkiye Fabrika Otomasyon Sistemleri Mekatronik CNC Departmanı Kıdemli Müdürü Hakan Aydın, daha ekonomik, daha hızlı ve daha hassas üretime imkân tanıyan M80 ve M800 serisi CNC kontrol üniteleri gibi yeni seri ürünler hakkında bilgi verdi.

Dünyanın önde gelen makine üreticilerine CNC ürünleri ve çözümleri sağlayan teknoloji devi Mitsubishi Electric, CNC işleme merkezleri ve CNC torna makineleri için üreticilere sunduğu katma değeri her geçen gün artırmak için çalışıyor. Sanayi 4.0 evresinde Türkiye’nin üretim kalitesini daha yükseğe taşımasına katkıda bulunmak için ileri teknoloji çözümler sunduklarını belirten Mitsubishi Electric Türkiye Fabrika Otomasyon Sistemleri Mekatronik CNC Departmanı Kıdemli Müdürü Hakan Aydın, markanın Türk makine sektörüne yönelik çalışmaları hakkında bilgiler verirken, inovatif ürün gamı içinde yer alan M80 ve M800 serisi CNC kontrol ünitelerinden de bahsetti.

Mitsubishi Electric Türkiye Fabrika Otomasyon Sistemleri Mekatronik CNC Departmanı Kıdemli Müdürü Hakan Aydın

“Türk sanayisinin hızla artan rekabete uyum sağlamasına katkıda bulunuyoruz”

Türkiye’nin gerek nüfus yoğunluğu ve genç iş gücü gerekse iş kalitesi anlamında Avrupa’daki birçok ülkenin önünde yer aldığını söyleyen Hakan Aydın, “Ülkemizin lokomotif iş kollarından biri olan makine sektörü, Sanayi 4.0 çağında güçlenerek büyümeye devam edecek. Biz de Mitsubishi Electric olarak yüksek teknolojili inovatif ürünlerimiz, kaliteli servis ve yedek parça hizmetimiz, mühendislik bilgimiz ve know-how’ımızla şekillendirdiğimiz projelendirme çalışmalarımız ve büyük özen gösterdiğimiz satış sonrası hizmetlerimizle Türk sanayisinin hızla artan rekabet şartlarına uyum sağlamasına katkıda bulunmak için çalışıyoruz” dedi.

Üretim süreçleri çok daha verimli hale geliyor

Sektör profesyonellerine sundukları yeni seri ürünlerin optik haberleşme, yüksek hızlı ve yüksek hassasiyetli işleme, yüksek önden okuma kapasitesi, standart olarak sunulan data server fonksiyonu gibi özellikleri ile üretim süreçlerini çok daha verimli hale getirdiğini belirten Hakan Aydın; “CNC kullanıcıları daha ekonomik, daha hızlı ve daha hassas üretim hedefleri için yeni seri ürünlerimizi tercih ediyorlar. CNC işleme merkezleri ve CNC torna makineleri için üreticilere sunduğumuz katma değeri her geçen gün daha da artırmak için çalışıyoruz. Bu doğrultuda inovatif ürün gamımız içinde yer alan M80 ve M800 serisi CNC kontrol ünitelerimizi geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.

Hassas çalışmalar sırasında bile yüksek optimizasyon

Yeni nesil M80 ve M800 serisinin; çok milli (multi-spindle) senkronizasyon kontrolü sayesinde 32 eksen; sekiz mil ve sekiz parçaya kadar olan sistemleri destekleyebildiğini söyleyen Aydın seriyle ilgili olarak şu bilgileri paylaştı:

“Mitsubishi Electric’in sorunsuz yüzey kontrolü fonksiyonunu içeren seri; hassas çalışmalar sırasında bile her bir eksenin hızlanmasını ve yavaşlamasını optimize edebiliyor. Aynı sürede daha yüksek kesinlik elde edilmesine veya kesinlikten ödün verilmeden çevrim sürelerinin azaltılmasına imkân sağlayan seri; eşzamanlı beş eksenli makine operasyonlarında bile kullanılabiliyor. M800 CNC kontrol üniteleri; yüksek hızlı ve yüksek hassasiyetli makine operasyonları ile çok eksenli ve çok parçalı sistem kontrolü için tasarlanan üst düzey bir kontrol cihazı olarak öne çıkıyor. CNC uygulamaları için özel CPU içeren M80 ise daha az eksen ve milin kullanıldığı daha basit makine sistemlerinde yüksek verimlilik ve kullanım kolaylığı açısından ideal çözüm sunuyor. Markamızın CNC sektörü için özel olarak tasarladığı CPU; daha hızlı makine yanıtı ve daha kesin makine operasyonları ile desteklenen makine performansı için işleme hızında artış sağlıyor.”

Multi-touch özellikli kapasitif dokunmatik ekran

M80 ve M800 serisinin ekran ve klavye tasarımıyla da öne çıktığını ifade eden Aydın; “Bu seri akıllı telefonlar ve tabletler gibi teknolojilerle büyüyen yeni nesil operatörlere hitap eden gelecek odaklı CNC’lerin kullanımını kolaylaştırıyor. Yeni seride yüksek çözünürlüklü ekranlar; 8.4 inch; 10.4 inch; 15 inch ve 19 inch seçeneklerinden oluşuyor. 10.4 inch ve daha büyük ekranlarda standart özellik olarak sunulan multi-touch özellikli kapasitif dokunmatik ekran; hem deneyimli hem de yeni operatörler için akıllı telefonlara benzeyen kolay ve sezgisel bir kullanıcı deneyimi sunuyor. Zorlu tuş işlemlerine son veren bu özellik sayesinde programın istenilen bölümü kolaylıkla görüntülenip izlenebilirken; diğer ekranlardaki bir menü rahatlıkla seçilebiliyor. Ayrıca yeni ekranlar uzun ömürlü sağlam cam yapısıyla günlük bakımın kolay bir şekilde yapılmasına da imkân tanıyor. Ürün ailesinde dikey ve yatay monte edilebilen klavyeler de bulunuyor” diyerek sözlerini tamamladı.

Devamını oku

Takım Tezgahları

Precision Tsugami yeni modelleriyle hassas ve seri üretimde çözüm ortağınız olmaya devam ediyor

Yayın tarihi:

on

By

1923 yılında Japonya’da kurulan Precision TSUGAMI, kayar otomat teknolojisini her zaman ileri taşıma hedefiyle üretim yapan ve dünya çapında prestij sahibi bir Japon makine üreticisidir.

Küçük, seri ve hassas üretim denilince akla ilk gelen kayar otomat üreticisi olan TSUGAMI, bu yolda ilk teknolojileri makinalarında uygulayarak, üretime, rijitliği ile değer katmaktadır. Otomotivden medikal endüstrisine, enerji sektöründen hidrolik-pnömatik bağlantı elemanlarına kadar birçok alanda faaliyet gösteren firmaların isabetli yatırımları sayesinde başarısını kanıtlayan TSUGAMI markası, barındırdığı özellikler sayesinde üreticilerden tam not almıştır.

“Verimlilikte Son Teknoloji”

Dünyada ilk olarak TSUGAMI tarafından geliştirilen ve uygulanan Direct Drive Guide Bush teknolojisi sayesinde düşük toleranslı parçaların sorunsuz işlenmesi sağlanırken, Built-in Motor Spindle’ları sayesinde de kayar otomat teknolojisi, onlarca yıl önce başka bir boyuta taşınmıştır. Ayrıca TSUGAMI’nin, hassaslık konusunda iddialı olduğu takım kinematiği, üretim sürelerinde ciddi avantajlar sağlamaktadır. Üzerinde bulunan canlı takımları gruplandırarak, ayrı motorlardan tahrik almalarını başarmış olan TSUGAMI’nin ürettiği kayar otomatlar hem bünyesinde daha fazla teknoloji barındırmakta hem de uzun yıllar rijit bir şekilde çalışmaya devam etmektedir. Canlı takımların gövde yapısında sıralı rulman kullanarak; hareketli aktarım organlarında oluşan titreşimi minimuma indiren TSUGAMI; tezgâhlarında standart olarak 20 bar yüksek basınç kullanarak takım ömürlerini ciddi bir oranda uzatmıştır.

Dünyada ilk olarak bağımsız B eksenli kayar otomatları üreterek kompleks parçaların tek seferde üretimini sağlamayı başaran TSUGAMI; bununla birlikte çubuk sürücülü yüklemeye alternatif olarak geliştirdiği robot yükleme sayesinde çubuk malzemeler dışında da üretime olanak sağlamaktadır.

TSUGAMI; neredeyse tüm sektörlere hitap eden ürün çeşitliliği ile dünyaca ünlü firmaların tedarikçilerinde; ciddi projelerin üstesinden gelmiştir ve çok düşük toleranslara sahip parçaların %100 parça kontrollü üretiminde yıllardır 7/24 çalışmaktadır.

TSUGAMI; kendi ürünleri için geliştirdiği ve her kayar otomatla birlikte verdiği CAD/CAM programı S-ABİLE sayesinde; parça tasarlama; simülasyon yapma; zaman çalışmaları ve makine başında program yazma devrini kapatarak ürettiği kayar otomatları daha verimli hale getirmiştir.

“Hayal Edin Üretelim…”

CNC kayar otomat deyince ilk akla gelen marka ve yılda 3600 adetten fazla kayar otomat üretme kapasitesi olan Precision TSUGAMI; bundan 2 yıl önce geliştirdiği lazer kesim de yapabilen kayar otomat ile başarılamayanı başarmıştır.

Firma; 2017 EMO fuarında görücüye çıkan 11 eksenli çap 20mm; bağımsız eksenli modeli BW209ZE ile birçok başarıya imza atmıştır.

TSUGAMI’nin Türkiye temsilcisi UNITEC MAKİNA; 2007 yılından bugüne; tüm bölgelerdeki deneyimli satış ve servis personeli sayesinde seri üretimin kesintiye uğramaması için hizmet vermektedir.

Devamını oku
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com