40 yıldır piyasada güven veren bir firma: İ.mak Redüktör

Mesut Kul
40 yıldır piyasada güven veren bir firma İ.mak Redüktör

Hedefimizi Türkiye deki başarılarımızı, dünyaya yaymak ve global pazarda redüktör denince akla ilk gelen firmalardan biri olmak şeklinde belirledik.
Redüktör sektörü denince ilk akla gelen köklü firmalar arasında yer alan İ.mak Redüktör ile 2013’ün kuruluşlarının 40. yılı olması nedeniyle bir röportaj gerçekleştirdik. Sorularımızı İ.mak Redüktör’ün Genel Müdürü Fatih Özdemir yanıtladı.

İ.mak Redüktör 2013’de kuruluşunun 40. yılını kutluyor. Öncelikle tebrik ediyor ve bu senenin size hayırlı olmasını diliyoruz. İ.mak’ın kuruluşunda 50 m2’lik küçük bir alanda imalata başladığını, bugün 16 bin m2’lik bir üretim üssüne sahip olduğunu biliyoruz. Bize bu başarı hikâyenizi anlatabilir misiniz?
Öncelikle teşekkür ediyorum. Başarımızın sırrı basit aslında kısaca özetlersek, dürüstlük ve çok çalışmak diyebiliriz. Ayrıca kurulduğumuz yıldan beri yaptığımız işi severek ve inanarak yaptığımızdan bizler için amaç sadece para kazanmak değildir. Amacımız çalışanlarımızın, tedarikçilerimizin ve ülkemizin de refah içinde olmaları için çalışmaktır. Bugünlere gelmemizin diğer bir bileşeni de elbette ürünlerimizin kalitesinden asla taviz vermememizdir. Piyasada güven veren bir firma olmak ve bu imajı yansıtmak çok önemli. Özellikle değerli kurucularımızın bunu çok iyi yaptığını düşünüyorum. Biz de onların yolundan şaşmadan devam edeceğimize inanıyorum.

40. yılınıza ilişkin planladığınız bir kutlama / yatırım / yeni ürün haberi var mı?

Piyasada da bilindiği üzere gösteriş yapmak, kutlama yapmak yapı olarak bize çok uygun değil, dolayısıyla herhangi bir kutlama planımız yok. Yatırımlarımız hiç durmadan devam etmekte. Bildiğiniz üzere fabrika ek inşaatımız 2012 yılı içerisinde tamamlandı ve yeni yerimizle ilgili makine yatırımlarına başladık. Ayrıca 2011 yılında danışman bir firma ile başlattığımız yeniden kurumsallaşma ve uygulamaya bu sene içinde başlayacağımız ERP programı bizim son zamanlar da yaptığımız en büyük yatırımdır diye düşünüyorum. Çünkü bu yatırımlar sadece imalatı artırmak, daha çok para kazanmak, müşteri memnuniyeti sağlamak için değil bu değerlerle birlikte İ.MAK REDÜKTÖRÜ nice 40. yıllara daha sağlam ve uluslararası bir firma olmasını temin etmek amacıyla yapılmış yatırımlardır. Ayrıca yeni ürünler ile ilgili çalışmalarımız muhakkak var ve devam etmekte, kısa zaman içinde monoblok ağır hizmet tipi redüktörleri piyasaya sunmayı hedefliyoruz.
Dünya standartlarını yakalamak için çok ciddi yatırımlar yaptınız. Kuruluşunuzdan bu yana kalite standartlarını hep bir adım öne taşıyarak öncü bir misyon yüklendiniz. İ.mak redüktör’ün kalite anlayışından ve öncülüğünden bahseder misiniz?
Kalite dinamik kavramdır. Çünkü müşteri talepleri her karşılandığın da daha yükselecektir. Bir kaç sene önce “kaliteli “olarak nitelendirilen bir ürün bugün “sıradan”, yarın ise “kabul edilemez” olarak nitelendirilebiliyor. Dolayısıyla, kaliteli ürün ve hizmet sunabilmek için her zaman kendini aşabilme yeteneğine kavuşmak gerekiyor. Çok daha uzun süreli başarı ve sürdürülebilir bir iş sahibi olabilmek için öncelikle yönetim kalitemizi artırmalıyız. Bu bağlamda yaptığımız yatırımları biraz önce anlatmıştım.
Daha öncede bahsettiğimiz gibi ürün kalitesi zaten firmamızın olmazsa olmazlarındandır. Firma olarak taviz vermediğimiz alandır ve tüm çalışanlarımız bu prensibi benimsemiştir. Ayrıca kaliteyle ilgili yeni yatırımlar da 2013 yılı içerisinde devam edecektir. Yeni ve son teknoloji bir laboratuvar kurmayı ve mevcut kalite departmanını güçlendirmeyi planlıyoruz.

Ürün gamınızda hangi ürünler yer alıyor?

İ.mak Redüktör olarak çok geniş bir ürün gamımız olduğunu söyleyebiliriz. Standart olarak helisel dişli, sonsuz vidalı, helisel sonsuz vidalı, konik dişli, paralel milli, ağır hizmet tipi redüktörlerin yanı sıra, bazı sektörler için özel olarak geliştirilen AD tipi, ADS tipi, extruder tipi ve planet redüktörleri sayabiliriz.

Ürünlerde piyasanın taleplerine göre ne tip yenilikler yapılıyor?

Hangi sektörde olursanız olun yenilik yapmak kaçınılmazdır. Günümüzde artan rekabet ortamında artık sizin ne ürettiğiniz kadar, hatta daha fazla müşterilerin neler istediği önemlidir. Pazarın gereksinimlerinin önceden belirlenerek bunların yeni veya yenilikçi ürünlerle karşılanması günümüz firmalarının varlık nedeni durumuna gelmiştir. Ayrıca artık sadece ürünün içinde ne olduğu ve işlevselliği değil, görüntüsü ve ambalajı da önemli hale gelmiştir. Bu nedenle geçtiğimiz yıllar da tüm heliseldişli redüktörlerde değişime gittik, ayrıca geçen sene başında paralel milli redüktörlerimizin tüm serisini değiştirdik bu değişim ve yenilik, talepler doğrultusunda durmadan devam edecektir.

Gelişen teknolojiye bağlı olarak üretimde kullanılan malzemelerde değişiklikler oluyor mu?

Elbette teknoloji ye bağımlı olarak üretimde kullanılan malzemelerde değişimler olmaktadır. Hatta teknolojinin değiştirmediği nerdeyse hiçbir alan kalmamıştır. Teknoloji o kadar hızlı değişiyor ki bu değişime ayak uydurmakta firmalarımız zaman zaman zorluklar yaşayabiliyor. Ancak hepimizin bu değişime özellikle makine noktasındaki teknolojik değişimlere ayak uydurmamız lazım yoksa rekabet edebilme özelliğimizi kaybedebiliriz. Bizim sektörde teknoloji deyince aklıma ilk gelen hızlı üretim oluyor, günümüzde karlılık ve müşteri memnuniyeti biraz da sizin taleplere ne kadar hızlı cevap verebildiğinizle alakalı olduğunu düşünüyorum.
Uzman personel, projelerin başarısında çok önemli bir etmen. Bu konuda sizin yıllardır nitelikli personele yatırım yaptığınızı biliyoruz.

Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Bir önceki sorunun bağlamında teknolojiniz ne kadar gelişmiş olursa olsun yetişmiş ve eğitimli çalışanınız olmazsa yaptığınız işin sorunsuz olması mümkün olmaz. Ayrıca sizin sermayeniz sadece para değildir. Entelektüel sermayeniz yani eğitimli ve size bir şeyler katabilen çalışanlarınız olmadığı takdir de gelişme göstermeniz mümkün olmayacaktır. Aslında nasıl ki kendi evlatlarımızın eğitimine önem verip onların daha iyi ve verimli bireyler olmasını arzu ediyorsak, biz çalışanlarımız için de aynısını düşünüyoruz. Çünkü onların başarısı bir anlamda firmanın ve ülkemizin başarısı anlamına geliyor. Bu bağlamda tüm çalışanlarımıza hizmet içi ve hizmet dışı eğitim uygulamaları yapıyoruz. Her sene danışman firmalarla aylık eğitim programları hazırlayıp konusunda uzman olan kişiler eşliğinde eğitimlerimizi düzenliyoruz.

Ülkemizde redüktör seçiminde ilk etkenin fiyat olduğu biliyoruz. Sektörde bu konuda bir gelişme yaşandı mı? Redüktör seçiminde dikkat edilmesi gerekenleri ve bu konuda yaşanan sıkıntıları aktarabilir misiniz?

Fiyat tüm alıcılar açısından muhakkak ki önemli bir etken, yalnız artık ülkemizde de firmalarımız satın aldıkları ürünleri sadece fiyat açısından değerlendirmiyorlar. Fiyat performans ilişkisi artık eskisinden daha önemli. Çünkü çoğu firmamız artık ihracat yapıyor ve biliyor ki bugün 3 lira ucuz aldığı ürün yarın 5 liralık zarar verebiliyor. En önemlisi de maliyeti ucuzlatmak isterken zaman zaman itibar kaybetmeye de neden olabiliyor. Elbette aynı kalite ve özellikteki ürünleri ucuza almak önemlidir. Redüktör seçiminde yaşanan en büyük sıkıntı, zamanda zaman kullanıcıların doğru ürünü seçmemesi ve çalışma şartları ile alakalı yeteri kadar bilgi sahibi olmamasıdır. Satış ekibimizde bulunan konularının hâkimi mühendis arkadaşlarımızla bu sorunları en aza indirmek için çalışıyoruz. Ayrıca müşterilerimizden gelen herhangi bir şikâyet olması durumunda en kısa zamanda yerinde müdahale ederek hem gerekli bilgileri müşterilerimize veriyor hem de mevcut sıkıntıları gideriyoruz.

Ar-Ge departmanınızın projelerdeki rolünü, bir projenin size gelmesinden, teslimine kadar geçen süreçte neler yaşandığını anlatır mısınız?

Ar-Ge departmanı öncelikle satış departmanına gelen yenilik taleplerini, Türkiye ve dünyadaki piyasalarda olan değişiklik ve yenilikleri takip eder ve yapılması gereken projeler ile ilgili raporlar hazırlar. Ardından ilgili arkadaşlarla oturup hangi projenin, yapılması gerektiği konusunda karar veririz. AR-GE departmanı gerekli çalışmalara başlar, proje bittikten sonra imalat departmanı ile irtibata geçilir ve yapılan projenin imalata uygunluğu denetlenir gerekli değişimler yapılır. Modelleme ve yaklaşık maliyet fiyatları üzerinde çalışılır. Yapılan modellerde herhangi bir sıkıntı olmaması durumunda döküme gönderilir. Bu esnada diğer malzemelerin içinde gerekli çalışmalar yapılır. Buna numune üretimi diyoruz ve belli adetler de üretimini gerçekleştiriyoruz. Bu aşamadan sonra bütün süreç başarıyla tamamlandıysa üretime başlıyoruz ve ürünümüz satışa hazır hale geliyor.

İ.mak redüktör satış – memnuniyet dengesinden bahseder misiniz?

İ.mak Redüktör için müşteri memnuniyeti çok önemli. Aslında daha önce bahsettiğimiz çoğu şey bir yönüyle müşteri memnuniyeti ile birebir alakalıdır. Yapılan çoğu yenilik ve düzenlemeler müşteri memnuniyetini sağlamaya yöneliktir. Firmaların gerçek sahipleri müşterileridir ilkesini benimsemiş ve buna göre hizmet eden bir firma olma gayretindeyiz. Çünkü biliyoruz ki memnun olan her müşteri dolaylı yoldan sizin reklamınızı da yapıyor ve yeni müşteri olarak bu size geri dönüyor. Kurulduğumuz yıldan beri her sene satışlarımızın ciddi oranda artmasını buna bağlıyoruz.

Servis için 100 binlerce yan mamulü hazır olarak stoklarınızda tuttuğunuzu biliyoruz. Bu konuda neler aktarmak istersiniz?

Stoklu çalışmak bir yandan zor, bir yandan da gerekli bir durumdur. Çünkü ürün çeşidimizi ve bu çeşitler içindeki her bir ürün ağacını göz önünde bulundurduğumuzda, çok ciddi bir stokla çalışmamız gerekiyor. Tabi bu kadar stokla çalışmak çok ciddi stok maliyetlerini de yanında getiriyor. Aynı zaman da stoklu çalışmak birçok probleminde su yüzüne çıkmasına engel oluyor. Yeni süreçte en çok üstünde durduğumuz noktalardan bir tanesi de depo ve stok yönetimi oldu. Bu sayede hem maliyetlerimizi azaltıp müşterilerimize daha uygun ürünler sunacağız, hem de teslim süreleri açısından hiçbir gecikme yaşamayacağız.

2023 Türkiye’nin 100. Yılında İ.mak’da yarım asrı devirmiş olacak. Gelecek hedeflerinizden ve planlarınızdan bahseder misiniz?

Evet, bizde hükümetimizin yaptığı gibi kendimize bir 2023 vizyonu koyduk. Ayrıca 2023’ün 50. yılımız olması hasebiyle bizim için daha önemli bir hale geldi. Hedefimizi misyonumuza uygun olarak Türkiye deki başarılarımızı, dünyaya yaymak ve global pazarda redüktör denince akla ilk gelen firmalardan biri olmak şeklinde belirledik. Bunu sağlamak için çok çalışmamız gerektiğinin ekip olarak farkındayız ve bunu başaracak güçteyiz.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Tekrar teşekkür ediyorum ve 2013 yılının hepimiz için hayırlı geçmesini diliyorum.

Bu röportajı PDF olarak indirmek için tıklayın>>i-mak_Reduktor_40 yildir_sektorde_guven_veren_marka

Editör:
Cenk TELİMEN
Sizde röportaj vermek istiyorsanız editor@finansreklam.com dan talepte bulunun.
 
Yazarı Paylaş
Yorum Yap