Bizimle bağlantı kurun

Dişliler

Silindirik dişlilerde yük kapasite hesaplarının ISO 6336: 2019-11’e göre güncellenmesi – Pratik bir sınıflandırma

Yayın tarihi:

on

Silindirik dişli mukavemet hesaplarında DIN 3990, ISO 6336 veya ANSI / AGMA 2101 gibi çeşitli standartlar mevcuttur. Bu yazımızda, dünyanın önde gelen uluslararası standardı ISO 6336: 2019-11 (son sürüm) ile önceki sürümü ISO 6336:2006 (2008 düzeltmeleri dahil) arasındaki temel farklılıklara kısaca değinilecektir. Bu kapsamda diş yanağı ve diş dibi taşıma kapasitelerine odaklanılmaktadır. Çeşitli faktörlerin etkisinin pratik bir gösterimi ve sınıflandırması için karşılaştırmalı sayısal örneklere de yer verilmektedir.

Silindirik dişlilerin dayanım kapasitesini hesaplamak için DIN 3990, ISO 6336 veya ANSI / AGMA 2101 gibi çeşitli standartlar kullanılabilir.  DIN 3990 [1], 1987’deki son versiyonuyla uzun süredir değiştirilmedi, özellikle Avrupa’da yaygın olup ülkemizde de birçok kuruluşlarda kullanılmaktadır. 1996’da ISO 6336 “Düz ve helisel dişlilerin dayanım kapasitesinin hesaplanması” standardının ilk baskısı yayımlandı [2]. ISO 6336 uluslararası geçerliliği olan bir standart olduğu için de bu tarihten beri kullanılması önerilmektedir. Bu yönü ile dünya çapında müşteriler ve tedarikçiler arasında iletişimi ve spesifikasyonu basitleştirmektedir. ISO 6336’nın temeli DIN 3990’a dayanmaktadır. Bu nedenle her iki hesaplama yöntemi de çok benzerdir ancak artık önemli farklılıkları da bulunmaktadır. Bu durum, hesaplama yöntemini ISO 6336 olarak değiştirirken özellikle önem arz etmektedir. 2006’da ISO 6336’nın ikinci revizyonu [3] yayımlanmış ve 2008 yılındaki bazı düzeltmelerle önemli değişiklikler gündeme getirilmiştir. Bütün bunlar yeni bilimsel bilgilere dayanmaktadır. 

DIN 3990 ve ISO 6336:2006 arasındaki temel farklılıklar [4] bu derginin Kasım 2021 sayısında ele alınmıştır. 13 yıl sonra, ISO 6336’nın üçüncü baskısı 2019 yılı sonunda yayımlanmıştır.

Nisan ve Mayıs ayı yazılarımızda, en son yayımlanan ISO 6336:2019 ile 2008’deki son düzeltmeler de dahil olmak üzere bir önceki ISO 6336: 2006 karşılaştırılmasını kısaca ele alacağız. 

Bölüm 1: Genel etki faktörleri

  • Dinamik faktör Kv’nin hesaplanması biraz değiştirilmiştir (Alt Bölüm 6). Dinamik faktör Kv artık ≤ 2.0 ile sınırlıdır, çünkü Kv > 2 olursa diş yanakları birbirinden ayrılabilir.
  • Yöntem B’ye göre dinamik faktör Kv-B’nin hesaplanması için, faktör Bk hesaplanırken eskiden sadece tepe boşaltması etkisi dikkate alınırken, şimdi hem tepe ve hem de dip boşaltması aşağıdaki denklemdeki gibi dikkate alınmaktadır.
  • ISO 6336’nın B Yöntemi, ISO’nun en kapsamlı ve ayrıntılı hesaplama yöntemidir ve bunlar GWJ hesaplama çözümleri eAssistant, TBK ve GearEngineer yazılımlarına dahil edilmiştir.
  • Diş dibi ve yanak emniyeti üzerindeki etkiler nispeten küçüktür, yani emniyet değerlerinde genellikle virgülden sonra ikinci veya üçüncü basamaklarda değişiklikler görülebilir.

Şekil 1: ISO 6336:2019-11 Bölümler hakkında genel görünüş

ISO 6336:2019-11, Denkl. 17

Bölüm 2: Pitting oluşumuna dayanım (Yanak emniyeti)

  • Önemli bilgi: Büyük helis açıları (β > 30°) ve büyük normal kavrama açıları (αn > 25°) için ISO’nun B yöntemini uygularken, hesaplanan sonuçlar yöntem A’da olduğu gibi deneyimlerle doğrulanmalıdır.
  • Ayrıca helisel dişliler için en iyi korelasyonun, yüksek doğruluk ve optimal modifikasyonlar kullanıldığında elde edildiğini de bilmekte fayda vardır.
  • Artık ZB (pinyon) und ZD (karşı dişli) tekli kavrama faktörlerinin hesaplanması için yeni bir yardımcı faktör fZCa söz konusudur. Bununla helisel dişliler için yanak modifikasyonları daha doğru olarak belirlenir (Alt Bölüm 6.3).
  • İç dişliler için yardımcı faktör fZCa’nın bir etkisi yoktur, burada tekli kavrama faktörü ZD = 1 olarak alınır.
  • Optimize edilen veya daha hassas hesaplanabilen yanak modifikasyonlarında fZCa = 1.0 kabul edilir, ISO 6336:2006 (2008) ile aynı yanak emniyet değerleri elde edilir. 
  • Daha hassas bir hesaplama için örneğin; arka planda eAssistant/TBK ile bağlantılı olarak SystemManager yazılımında sonlu elemanlar yöntemi (FEM) kullanılarak diş genişliği boyunca doğrusal (yayılı) yükün dağılımı optimize edilebilir.
  • Yanak modifikasyonlarının tecrübi değerlere (fZCa = 1.07) dayanılarak yapılan tasarımlarda veya yanak modifikasyonları olmayan durumlarda (fZCa = 1.2) daha düşük yanak emniyet değerleri ortaya çıkar. Şekil 2’de örnek olarak yapılan hesaplamalarda bu değerlerin %1 ila %9 arasında daha düşük olduğu görülmektedir.

Bölüm 3: Diş dibi dayanımı – x* ve x* Emin karşılaştırması

Yalnızca nominal profil kaydırmanın kullanıldığı DIN 3990 Bölüm 3 ve ISO 6336:2006 Bölüm 3’ün aksine, diş dibi dayanımı (Alt Bölüm 6.1) için artık minimum üretilen profil kaydırma oranı xEmin kullanılmaktadır. Bu, en büyük diş kalınlığı toleransına sahip dişin kalınlığına, yani en küçük diş kalınlığına karşılık gelir.

GWJ Technology, standartları her zaman uygulamaya yönelik bir şekilde yorumladığı ve başından beri diş dibi dayanımını en küçük üretilen profil kaydırma oranı ile hesapladığı için ISO’daki bu son revizyon eAssistant, TBK ve GearEngineer hesaplama sonuçlarında herhangi bir değişikliğe neden olmaz, yani daha önceleri de hep xEmin ile hesaplama yapılıyordu.

Şekil 2: Yardımcı faktör fZCa değerlerinin karşılaştırılması

Diş dibi dayanımı üzerindeki bu etkiyi daha da vurgulamak için aşağıda örnek bir karşılaştırma verilmiştir (Şekil 3).

İmalat sonrası oluşan en küçük profil kaydırma ile (= en küçük diş kalınlığı) nominal profil kaydırmalı veya boşluksuz dişlilerle karşılaştırıldığında, daha küçük diş dibi emniyet değerleri (örnek hesaplamalarda %3 ila %5 arasında) elde edilir.

Şekil 3: x* vs. x*Emin değerlerinin karşılaştırılması

Devamını Mayıs çalışmamızda okuyabilirsiniz.

Yararlanılan kaynaklar

[1] DIN 3990: Tragfähigkeitsberechnung von Stirnrädern, Dezember 1987

[2] ISO 6336: Calculation of load capacity of spur and helical gears, Mai 1996

[3] ISO 6336: Calculation of load capacity of spur and helical gears, September 2006, Corrigendum 01/2008

[4] Gunther Weser; GWJ Technology GmbH; Antriebstechnik: „Tragfähigkeit von Stirnrädern – Unterschiede bei der Festigkeitsberechnung nach DIN und ISO“, Oktober 2011

Silindirik dişlilerde mukavemet hesapları DIN ve ISO standartlarına göre yapılan mukavemet hesaplarında farklılıklar (disliteknolojileri.com 11/2021)

Bizimle irtibata geçin

Uzaktan çalışmanın ağırlık kazanması nedeniyle ve son aylarda yaşamakta olduğumuz döviz artışları da dikkate alınarak; eAssistant yazılımının tüm modülleri paket olarak ve arzu edilirse 2D DXF, STEP/IGES, 3D-CAD Plugin eklentisi seçenekleri ile birlikte Türkiye’ye özel bir kampanya kapsamında 1 aylık kiralama fiyatına 12 aylık süreli olarak temin edilebilmektedir.

Bu uygulamanın; makine üretimi sektöründeki (özellikle ihracat yapan otomotiv, rüzgar enerjisi ve savunma sanayi alanında çalışan) tasarım ve üretim yapan küçük ve orta ölçekli işletmelerin ihtiyaçlarını ertelemeden gerçekleştirebilecekleri bir fırsat olduğunu düşünüyoruz. İhtiyaç halinde şirketimiz size mühendislik hizmetleri veya uzaktan eğitim programlarıyla uzmanlık bilgileri de sunmaktadır.

Daha kapsamlı bilgi almak için aşağıdaki iletişim bilgilerimizden bize ulaşabilirsiniz

Türkiye Temsilcisi: KAPEM Endüstriyel Danışmanlık ve Dış Tic. Ltd. Şti.-İstanbul

Tel: 0216-225 84 58; GSM: 0532-311 48 59

www.kapem.com; info@kapem.com

Devamını oku
Yorum bırak

Bir Cevap Yazın

Dişliler

Dişli çarklarda sülfürizasyon (Sulfinizing) işlemi ile yüzey sertleştirme ve tribolojik olarak çarkların çalışma performansının artırılması

Yayın tarihi:

on

Yazan

1) Sülfürizasyon (Sulfinizing) işlemi nedir?

Ülkemizde çok bilinen bir proses olmadığı için öncelikle makaleme bu işlemi tanıtarak başlamak istiyorum. Sülfürizasyon (Sulfinizing), tarihsel olarak Almanya’da geliştirildi ve uygulandı. İlk defa ne zaman uygulandığına dair kesin bir tarih vermek zordur, ancak bu işlem, 20. yüzyılın başlarında Almanya’da metal işleme ve sertleştirme teknolojilerinin geliştiği bir dönemde ortaya çıkmıştır.

Sülfürizasyon, özellikle çelik dişlilerin yüzey sertliğini artırmak ve aşınma dayanımı artırmak amacıyla kullanılmaktadır. Bu işlem, dişlilerin ve dişli çarklarının endüstriyel uygulamalarda daha dayanıklı ve uzun ömürlü olmasını sağlamak için önemli bir katkı sağlamıştır.

Çeşitli ülkelerde benzer amaçlar için farklı adlar altında da uygulanmıştır. Ancak, Almanya’da geliştirilmiş ve başlangıçta kullanılmış olan bu ad altındaki işlem, yaygın olarak bilinen ve kullanılan bir terimdir.

“Sulfinizing gears process” genellikle “dişli sülfürleme işlemi” olarak adlandırılır ve dişli çarkların sertleştirilmesinde kullanılan özel bir ısıl işlem yöntemidir. Bu işlem, dişlilerin yüzey sertliğini artırmak ve dişli yanaklarında kaygan bir tabaka oluşturarak aşınmaya dayanıklılıklarını iyileştirmek amacıyla yapılır. İşlemin temel amacı, dişlilerin daha uzun süre dayanmasını sağlamak ve tribolojik olarak daha dirençli hale getirmektir.

Hassas ölçülerdeki malzemelere ön sertleştirme finiş işleme ve düşük sıcaklıkta sülfürizasyon işlemi önerilmektedir.

2) Sülfürizasyon işlemi prosesi nasıldır?

Hazırlık: İlk adım, dişli çarklar yağlardan çok iyi temizlenmeli ve işleme tabi tutulmadan önce kirliliklerden arındırılmalıdır. Dişliler ön sertleştirmeli durumda iken finiş işlenmiş halde sülfürizasyon işlemi uygulanmalı veya yüksek sıcaklıkta östenit fazıyla beraber sülfürizasyon işleminden sonra hızlı soğutulup komple sertleştirilmelidir. Parça yüzeylerinde tufal, kabuk bulunmamalıdır.

Isıl işlem: Dişli çarklar yüksek sıcaklıklarda ısıtılır. Bu sıcaklık, metalin sülfür ile etkileşimini kolaylaştırır. İşlem sıcaklığı, 450°C ile 950°C işlenen malzemenin türüne bağlı olarak değişebilir.

Sülfürleme: Isıtılan dişli çarklar, sülfür buharı veya sülfür içeren bir ortam içine yerleştirilir. Sülfür, metal yüzeyine nüfuz eder ve metal ile reaksiyona girer. Sülfürizasyon işlemi, genellikle dişli çarkların yüzeyinde mikro yapısal değişikliklere yol açar ve bu nedenle işlenen yüzeyin derinliği oldukça sınırlıdır. Genellikle işlenen derinlik, mikro- metre (μm) veya milimetre (mm) cinsinden ifade edilen çok ince bir tabakayı içerir.

Sementasyon çeliklerinden yapılmış dişlilerin yüzeyindeki mikro yapının dönüştürülmesini içerir. Bu işlem sırasında, sülfürün metal yüzeyine nüfuz etmesi ve yüzeyin daha sert bir form alması sağlanır. İşlenen derinlik, işlem parametrelerine (sıcaklık, süre, kullanılan sülfür bileşenleri vb.) ve işlenen malzemenin türüne bağlı olarak değişebilir, ancak genellikle 01-05 mm arasında sertlik derinliği alabilir. Özel uygulamalarda bu derinlik maksimum 0,7mm kadar çıkabilmektedir. Sülfürazson ile 600HV-1100 HV arasında sertlik değeri alır ve yüzeyde aşınmaya dayanıklı yüzey gerilimi yüksek kaygan bir faz oluşur.

Bu nedenle, sülfürizasyon işlemi dişli çarkların yüzeyindeki sertliği artırmak ve aşınmaya dayanıklılığı artırmak amacıyla kullanılır, küçük modüllü dişli uygulamalarında yeterli olmasına karşın büyük modüllü dişlilerde ise çoğu zaman işlenen derinlik yeterli değildir ve dişli çarkın temel mekanik özellikleri üzerinde derin bir etki yapmaz.

Bu işlem genellikle otomotiv endüstrisi, endüstriyel makineler, taşıma ekipmanları ve dişli üretiminde kullanılır.

Soğutma:İşlem tamamlandığında, dişli çarklar fırın içinde hızlı bir şekilde ortam sıcaklığına soğutulur

Temizlik ve muayene: İşlem sonrası dişliler mekanik özellikleri açısından muayene edilir. Herhangi bir kusur kontrol edilir ve giderilir ve gerekirse işlem tekrarlanabilir.

Özellikle sıcaklık değerleri işlemde kullanılan malzemeye ve işlem spesifikasyonlarına bağlı olarak değişebilir. Yukarıda belirtilen 450°C ile 950°C aralığı, genel bir referans aralığıdır, ancak gerçek sıcaklık değerleri işlem spesifikasyonlarına göre ayarlanır. Sülfürizasyon işlemi düşük sıcaklık ve yüksek sıcaklıkta uygulanabilmektedir. Yüksek hassasiyetli parçalarda ön sertleştirme sonrası 450°C -600°C arası sülfürizasyon prosesi önerilmektedir. Geniş toleransta olan parçalar ise yüksek sıcaklıklarda işlem görür.

İşlemde kullanılan sülfürün türü ve konsantrasyonu, işlem süresi ve sıcaklık da işlem sonucunu etkileyen faktörlerdir. Bu nedenle, her işlem belirli bir uygulama için özelleştirilir.

3) Sülfürizasyon tabakasının avantajları nelerdir?

•Yüzey tabakasının istenilen özelli4klerde oluşturulmasını sağlar.

•Proses esnasında oluşan sülfür katmanlar parçanın aşınmasını engeller.

•Proses, işlenmiş elemanların yüksek dayanıklılığını garanti eder.

•Sürtünme katsayısını azaltır Korozyona karşı direnci artırır.

•Çelik alt tabakanın yorulma mukavemetini arttırır.

•Sunulan teknoloji, üretim ve işletme maliyetlerini düşürür.

4) Sülfürizasyon işleminin tribolojik (sürtünme, aşınma ve kayma) performansı artırarak dişli çarklarda oluşturduğu faydalar nelerdir?

Sülfürizasyon, dişli çarkların yüzey sertliğini artırır ve bu da aşınma dayanımını artırır. Dişli çarkların birbirine sürtünmesi veya yüksek basınç altında çalışması durumunda, bu ekstra sertlik aşınma miktarını azaltır ve dişli çarkların ömrünü uzatır.

Sülfürizasyon işlemi dişli yanaklarında oluşturduğu sülfür tabakası ile yüzeyler genellikle daha pürüzsüzdür. Bu, dişli çarkların birbirine daha iyi uyum sağlamasına ve sürtünme kaybını azaltmasına yardımcı olur. Bu yüzeyler, yağlama maddelerini daha iyi tutabilen mikro çukurlar ve yapışkanlığa sahip olur. Aynı zamanda yağ filminin daha iyi tutunmasına da katkı sağlar. Bu, yağlama sistemlerinin daha etkili çalışmasına ve dişli çarkların daha az sürtünme ve aşınma ile çalışmasına yardımcı olur.

Çelik alt tabakadaki yorulma mukavemetini arttırması sebebi ile genellikle daha yüksek yük taşıma kapasitesine sahiptir. Bu, dişli çarkların daha büyük yükleri taşımasına ve daha ağır görevler için kullanılmasına olanak tanır. Sülfür, metalleri korozif ortamlardan koruma yeteneği olan bir elementtir. Sülfürizasyon işlemi, dişli çarkların korozif ortamlara karşı daha dayanıklı hale gelmesini sağlar. Dişli çalışmasında temas noktasındaki yüzeyin daha yüksek sıcaklıklarda dayanıklılığını artırır. Bu, yüksek sıcaklık uygulamalarında kullanılan dişli çarklar için önemlidir.

Tüm bu avantajlar, dişli çarkların daha uzun ömürlü olmasını, daha az bakım gerektirmesini ve daha güvenilir bir şekilde çalışmasını sağlar. Bu nedenle, Sülfürizasyon işlemi, dişli çarkların tribolojik performansını artırmak ve genel sistem verimliliğini iyileştirmek için şuan için yurt dışında kullanılan bir yöntemdir. Bu konuda Teknovak firması çalışmalarını sürdürmektedir.

5) Ağır iş makinelerindeki dişli uygulamalarındaki sonuçlar

2012 yılında yayınlanan “The low-temperature ion sulfurizing technology and itsapplications” başlıklı makalede sülfürizasyon işlemine tabi tutulan dişliler ile ilgili bir uygulama yer almaktadır. Ağır iş makinelerinde kullanılan dişliler, ağır stres ve yük altında çalışır. Aşınma nedeniyle hasar görmeleri kolaydır ve yorulmaya neden olur. Bu nedenle sülfürizasyon işlemi ile sertleştirilmiş dişliler makinelerin güvenilirliğini ve kullanım ömrünü ciddi şekilde etkilemiştir. Bir başka uygulamada bir tankın dişli kutusu ve yan yavaşlatıcısının tahrik dişlileri ele alınmıştır. Sülfürizasyon işlemi uygulanan dişliler gerçek araçta test edilmiştir. Sonuç olarak, Sülfürizasyon işleminden sonra aşınmanın dayanımı %180 oranında arttığı görülmüştür.

Sonuç olarak

Sülfürizasyon işlemi, dişli çarkların daha uzun ömürlü olmasını, daha düşük sürtünme kaybı ve daha yüksek verimlilik sağlamasını ve genel olarak tribolojik performanslarını artırmasını sağlar. Bu, endüstriyel uygulamalarda dişli çarkların daha güvenilir ve ekonomik olmasını sağlar.

Referanslar

[1] Effect of sursulf treatment on fatigue life of medium carbon steel spur gears s. Krishnamurthy and a. Ramamohana rao)

[2] Structureandpropertiesofsurfacelayersofselected constructional steels after sulfonitriding S. Lesz*, E. KalinowskaOzgowicz, K. Go3ombek, M. Kleczka

[3] The low-temperature ion sulfurizing technology and its applications- G.Z.Maa, B.S.Xua, H.D.Wanga*, G.L Lib, S.Zhangb -23-25 October 2012

[4] Teknovak firması yöneticilerinden proses hakkında bilgi alınmıştır.

Devamını oku

Dişli Üretim servisleri

Dişli çarklarda “pitting” aşınması neden önemli; pitting oluşumunu nasıl engelleriz?

Yayın tarihi:

on

Yazan

[voiserPlayer]

1.Dişli çarklarda triboloji kavramı nedir?

Triboloji, yüzeylerin teması, sürtünme, aşınma ve yağlama gibi konuları inceleyen multidisipliner bir bilim dalıdır. Triboloji bilimi dişli çarkların aşınma ve kırılması sebeplerinin incelenmesinde dişli mühendislerinin yoluna ışık tutar. Tribolojinin temel konularından biri sürtünmedir: Sürtünme, iki yüzeyin birbirine temas ettiğinde karşılaştığı dirençtir. Dişli çarklarda, sürtünme dişli yüzeyleri arasında enerji kayıplarına neden olur ve bu da verimliliği düşürür. Tribolojinin bir diğer önemli konusu aşınmadır: Aşınma, yüzeylerin teması sonucunda yüzeylerdeki madde kaybını ifade eder. Dişli çarklarında, yüzeylerin aşınması dişli profillerinin bozulmasına ve dolayısıyla sistemin performansının düşmesine yol açar. Triboloji, sürtünme ve aşınma problemlerinin çözümü için yağlamanın incelenmesiyle de ilgilenir. Yağlama, yüzeylerin arasına bir yağlayıcı madde (genellikle yağ veya gres) sürerek sürtünmeyi azaltmayı ve aşınmayı önleyerek yüzeyleri korumayı amaçlar. Dişli çarklarda, uygun yağlama sürtünmeyi azaltabilir, ısıyı dağıtarak sistemin aşırı ısınmasını engelleyebilir, aşınmayı önleyebilir ve sistemin ömrünü uzatabilir. 

Resim 1: Dişli yağlanması

Resim 1: Dişli yağlanması

Yüzeylerin teması, dişli profilinin şekli, malzeme seçimi ve yağlama gibi faktörler, dişli çarkların performansını belirler. İyi bir triboloji anlayışı; daha verimli, dayanıklı, uzun ömürlü ve sessiz çalışan dişli çark sistemlerinin tasarlanmasına yardımcı olabilir. Dişli çarklarda kullanılan malzemeler, yüzeylerin sürtünme ve aşınma direncini etkiler. Tasarım aşamasında dikkat edilecek triboloji bilgisi, malzeme seçiminde doğru kararlar verilmesine katkı sağlar.

Triboloji, yüzey kaplamalarının geliştirilmesi ve uygulanması konusunda da rol oynar. Özel kaplamalar, yüzeylerin sürtünme direncini artırabilir, aşınmayı azaltabilir ve yağlama özelliklerini iyileştirebilir.

Triboloji, makinelerin performansını artırmak, enerji verimliliğini yükseltmek ve aşınma sonucu oluşan maliyetleri azaltmak gibi bir dizi uygulama alanına sahiptir. Dişli çarklar gibi karmaşık mekanizmaların tasarımı ve işleyişi, triboloji prensiplerine uygun olarak yapıldığında daha güvenilir ve verimli hale gelebilir.

Resim 2- Pitting kaynaklı kırılmalar

Resim 2- Pitting kaynaklı kırılmalar

2.Dişli çarklarda “pitting” aşınmasının önemi

Pitting terimi, dişli çarklarda yaygın bir aşınma türünü ifade eder. Dişli çarklar, makinelerde güç ve hareket aktarımını sağlamak için kullanılan bileşenlerdir; ancak yüksek yükler altında çalışırken veya yetersiz tasarım, üretim veya yağlama koşulları nedeniyle dişli çarklarda çeşitli aşınma tipleri oluşabilir. Bunlardan biri de ‘pitting’tir.

Pitting, dişli yüzeylerinde küçük çukurlar veya oyuklar şeklinde görünen bir aşınma tipidir. Başlangıç pitting, normal pitting ve ilerleyen pitting gibi 3 şekilde görülebilir. Bu oyuklar, genellikle dişli yüzeylerin üzerinde düzensiz bir şekilde dağılmış gibi görünür. Pittingin ana nedeni, tekrarlayan yüklere ve sürtünme kombinasyonlarına dayalı yorgunluk ve aşınma süreçleridir.

Resim 3: Başlangıç Pitting

Resim 3: Başlangıç Pitting

3.Başlangıç pittingi

Yeni imal edilmiş olan dişlilerin pürüzlü yüzeyinden kaynaklanan, yüksek gerilimler sebebiyle oluşur. Çok kısa zamanda büyür, maksimum dereceye ulaşır ve dişlinin devam eden çalışması sırasında yüzeyin parlaklaşmasıyla etkisini kaybeder. Genellikle yuvarlanma noktasının tam üzerinde veya biraz altında yer alan dar bir alanda görülür. En fazla tamamen sertleştirilmiş dişlilerde görülür. Tamamen sertleştirilmiş dişlilerin çoğunda başlangıç pittingi için tedbire ihtiyaç duyulmaz. Çok kritik ve özel yerlerde kullanılacak dişlilerin imalatı sırasında hassas kavrama gerektiren durumlarda, düşük hız ve düşük yüklerde (alıştırma), dişlerin bakır ya da gümüş ile kaplanması gibi tedbirler alınabilir.

Resim 4: Normal Pitting

Resim 4: Normal Pitting

4.Normal pitting

Tam kapasite ile yüklenmiş, tamamen sertleştirilmiş dişlilerde yuvarlanma dairesi altında ortaya çıkan normal pitting, diş yüzeyinde yuvarlanma dairesi altında kalan bölgeyi kaplayan, mütevazı büyüklükteki çukurcuklar şeklinde kendini gösterir. Devam eden çalışma sonucu çukurcuk sınırları, görünürde başka çukurcuklar oluşmayacak şekilde aşınır. Yüzeydeki mikro çatlakların diş profili boyunca gösterdiği yönlenme sonucu, yuvarlanma dairesi altında kalan bölge, dişin diğer bölgelerinden çok daha fazla pittinge açıktır. 

Dişlilerin yuvarlanma dairesi altındaki bölgelerinde oluşan çatlaklar, aynı zamanda yağlayıcıyı içinde hapseder. Hidrolik basıncın kama etkisi sonucunda bu çatlaklar hızlıca çukurcuk haline dönüşür. Yuvarlanma dairesi üstündeki bölgede ise, temas sırasında yuvarlanma ile yüzeydeki boşluklar kapatılmaya fırsat kalmadan yağlayıcı, girmiş olduğu çatlaklardan dışarıya çıkmaya zorlanır. Bu nedenle söz konusu bölgedeki çatlaklar hidrolik kama etkisine maruz kalmaz. Sadece birkaç çukurcuk oluşur.

Resim 5: İlerleyen Pitting

Resim 5: İlerleyen Pitting

5.İlerleyen pitting 

Dişin taksimat ve temel daireleri arasında kalan bölgede başlar. Çukurcuklar yüzey hasar görene kadar hem boyut hem de sayı bakımından artış gösterir. Çalışma başlangıcında tahrip eden pitting, yaklaşık olarak başlangıç pittingi kadar yoğundur. İlerleyen zamanla yoğunluğu daha da artar. İlerleyen pitting çoğunlukla, başlangıç pittinginin azaltılamadığı, yüzey pürüzlülüğünün neden olduğu aşırı gerilmeler sonucu oluşur. Diş yüzeyinin sertliği belirli bir sınırın altında ise bu bozulmanın gerçekleşmesi çok yüksek bir ihtimaldir. 

Dişliler aşırı derecede yükle zorlandıklarında, genellikle döndüren dişlinin diş dibinde belli bir çevrim sonucunda şiddetli pitting oluşabilir. Döndüren ve döndürülen dişlilerin temas eden yüzeyleri aynı gerilmelerin etkisi altında olmasına rağmen döndüren dişli, döndürülen dişliye nazaran daha fazla yıpranır. Çünkü çoğunlukla küçük çaplı olan döndürülen dişli daha çok çevrim yapar ve daha fazla sayıda gerilime tekrarının etkisi altında kalır. Bunlara ek olarak, döndüren dişlinin dişleri üzerindeki kayma yönü ile yüzeyler arasındaki yuvarlanma yönü terstir. Sonuçta malzeme yüzeyinde oluşan gerilme, yorulma çatlaklarının büyümesini kolaylaştırır.

Resim 6: Dişlilerde kontak noktası

Resim 6: Dişlilerde kontak noktası

6.Pitting önlemek için diş formunun optimize edilmesi

Bu, pitting önlemek için dişli çarkların yüzey yorgunluğunu ve pitting hasarını minimize etmek amacıyla yapılan önemli bir adımdır. Diş formunun doğru şekilde tasarlanması, yük dağılımını optimize ederek yüzey yorgunluğunu azaltabilir ve böylece pitting riskini azaltabilir. 

Diş profil optimizasyonu: Diş profili, yükün eşit şekilde dağılmasını sağlayacak şekilde optimize edilmelidir. Yükün yüksek stres bölgelerinden uzaklaştırılması, pitting riskini azaltabilir. Diş profilindeki özel modifikasyonlar ve radyüsler, stres konsantrasyonunu azaltabilir.

Kontak oranı ve kontak alanı: Daha geniş bir kontak alanı ve kontak oranı, yükün daha fazla yüzeye yayılmasını sağlar. Bu, yüzeydeki gerilmeleri ve stres konsantrasyonlarını azaltarak pitting riskini düşürebilir.

Diş yüzey pürüzlülüğü: Yağlama filmi oluşturulması ve yükün doğru şekilde dağıtılması için kritik öneme sahiptir. Daha düzgün ve iyi işlenmiş yüzeyler, daha iyi yağlama sağlayabilir ve pitting riskini azaltabilir.

Diş yük dağılımı: Yük dağılımı, her bir dişin yükü nasıl taşıdığını belirler. Eşit yük dağılımı, her bir dişin aynı şekilde çalışmasını sağlar ve böylece pitting riskini azaltabilir.

Diş geometrisi ve yüzey işlemleri: Diş yüzeyine uygulanan özel geometrik değişiklikler ve yüzey işlemleri, daha dayanıklı ve pittinge karşı dirençli yüzeyler oluşturabilir. Bu, diş yüzeyinin pürüzlülüğünü azaltabilir ve pitting riskini düşürebilir.

Yüzey sertleştirme ve kaplamalar: Diş yüzeylerine uygulanan yüzey sertleştirme yöntemleri veya kaplamalar, daha yüksek dayanıklılık ve pitting direnci sağlayabilir. Bu yöntemler, yüzeydeki stres konsantrasyonlarını azaltabilir ve pitting riskini düşürebilir.

Titreşim analizi ve tasarım optimizasyonu: Tasarım aşamasında titreşim analizleri yaparak, diş formunun titreşim davranışını değerlendirebilirsiniz. Bu analizler, stres noktalarını belirleyerek diş formunu optimize etmenize yardımcı olabilir.

Malzeme seçimi ve dayanıklılık: Pittingi önlemek amacıyla malzeme seçimi, diş formunun optimize edilmesinde kritik bir faktördür. Malzeme seçimi, yorulma dayanımını ve tokluğu içermelidir.

7.Dişli çarklarda pitting önleme stratejilerinde yağlama sisteminin rolü nedir?

Dişli çarklarda pitting önleme stratejileri arasında yağlama sisteminin rolü oldukça kritiktir. Yağlama sistemi, dişli çarklardaki yüzey yorgunluğunu azaltarak ve pitting riskini minimize ederek genel performansı artırır.

Dişli çarkların yüzeyleri arasında bir yağ filmi oluşturarak metal yüzeylerin doğrudan temasını engeller. Bu yağ filmi, yüzeylerin sürtünme ve aşınma nedeniyle zarar görmesini engeller ve pitting riskini azaltır. Yağlama sürtünmeyi azaltarak ısının oluşumunu kontrol eder. Düşük sürtünme ve kontrol edilmiş sıcaklık, yüzeylerin aşırı ısınmasını ve termal stresleri azaltır. Bu da pitting riskini düşürür. Yağlama filmi, yüzeyler arasında olası teması engeller. Bu, yüzey yorgunluğunu azaltır ve pitting hasarını önler. Yağlama, yüzeylerin birbirine temas etmesini engellediği için yüksek yük altındaki bölgelerde stres konsantrasyonunu azaltabilir. Yağlama yüzeylerin korozyona uğramasını engeller. Korozyon, yüzeylerin zayıflamasına ve pitting riskinin artmasına neden olabilir. Doğru yağlama ile korozyon önlenir ve pitting riski azaltılır. 

Pitting önleme stratejilerinde doğru yağlama yağı seçimi önemlidir. Yağlama yağının viskozitesi, kimyasal bileşimi ve diğer özellikleri, yağlama filmi oluşturma ve yüzey koruması açısından etkilidir. Yağlama sisteminin etkinliğini takip ederek yağlama filmi kalitesi ve sıcaklık kontrolü optimize edilir. Bu, pitting riskini azaltmada kritik bir rol oynar. Yağlama sistemleri dişli çarkların çalışma koşullarına ve yüklemelerine uygun olarak tasarlanmalıdır. Doğru yağlama sistemi tasarımı, pittingi önlemek için gereken yağlama filmi kalitesini sağlayacaktır. Yağlama sistemi, uygun frekansta ve miktarında yağlama sağlamalıdır. Aşırı yağlama veya yetersiz yağlama, pitting riskini artırabilir. Doğru yağlama sıklığı ve miktarı pittingi önlemek açısından kritiktir.

8.Pittingi önlemek için dişli çark montajında doğru şaft hizalamasının önemi

Dişli çark montajında doğru şaft hizalaması, pittingi önlemek ve dişli çarkların uzun ömürlü ve güvenilir bir şekilde çalışmasını sağlamak için son derece önemlidir. Yanlış şaft hizalaması, yüklerin dengesiz şekilde dağılmasına, sürtünme artışına ve sonuç olarak yüzey yorgunluğuna ve pitting hasarına neden olabilir.  Bu, belirli dişlilerin daha fazla yüke maruz kalmasına ve buna bağlı olarak pitting riskinin artmasına yol açar. Yanlış hizalama sonucunda dişli çarklardaki yüzeyler arasında sürtünme artar. Bu, ısının oluşumunu artırarak yüzey yorgunluğunu artırabilir ve pitting riskini artırabilir. Dişli çarklardaki stres konsantrasyonlarını artırabilir. Bu da belirli bölgelerde yüksek zorlanmaya ve yüzey yorgunluğuna neden olabilir, pitting riskini artırabilir.

Yanlış hizalama, yağlama sisteminin etkinliğini etkileyebilir. Yağ filmi oluşturma ve yüzey koruma yetenekleri azalabilir, bu da pitting riskini artırabilir.

Dişli çarklarda titreşim ve gürültü seviyelerini artırabilir. Bu titreşimler, yüksek stresli bölgelerde pitting riskini artırabilir. Doğru şaft hizalaması, dişli çarkların dengeli bir şekilde çalışmasını ve stabil bir performans sergilemesini sağlar. Bu, yüklerin dengeli şekilde dağılmasını ve pitting riskinin azalmasını destekler.

Yanlış hizalama, diş profilini değiştirebilir ve yük dağılımını etkileyebilir. Bu da pitting riskini artırabilir. Doğru hizalama, diş profili kontrolünü kolaylaştırır.

9.Sonuç olarak pittingi önlemek için;

Diş formunun optimize edilmesi, pittingi önleme stratejilerinin önemli bir parçasını oluşturur. Dişli çark tasarımında yukarıdaki faktörleri dikkate alarak yapılan optimizasyonlar, dişli çarkların daha uzun ömürlü olmasını ve pitting riskini minimize etmesini sağlar. 

Yağlama sistemi dişli çarklarda pitting riskini azaltmak ve yüzey yorgunluğunu önlemek için kritik bir rol oynar. Doğru yağlama stratejisi, uygun yağlama yağı seçimi, yağlama sistemi tasarımı ve düzenli bakım ile dişli çarkların performansını ve ömrünü artırabilir.

Doğru şaft hizalaması, dişli çarkların pitting riskini azaltmak ve uzun ömürlü çalışmasını sağlamak için kritik bir faktördür. Yanlış hizalama, pitting hasarına ve yüzey yorgunluğuna yol açar. Bu nedenle, dişli çarkların montajında doğru şaft hizalaması için gerekli özen gösterilmelidir.

Bu tasarım adımları, mühendislerin pittingi önlemek için tasarım aşamasında alabileceği kritik önlemlerden sadece birkaçıdır.

Referanslar

 [1] ISO /TR 13989:2015 – Dişlilerde tribolojik davranışın değerlendirilmesi

[2] ISO/TR 15144:2002 – Yağlamalı ve yağlamasız dişli çarklarda aşınma ve aşınmanın etkileri

[3]ISO/TR 15144-2:2010 -Dişlilerde aşınma ve aşınmanın etkileri – Bölüm 2: Dişlilerde aşınma mekanizmalarının analizi

[4] ISO /TR 14179-2:2013 – Dişli çarklar – Triboloji – Bölüm 2: Dişlilerde yüzey koşulları ve dişlilerde yüzeylerin işlenmesi

[5] AGMA 925-A03 – Dişli Çarklarda Yağlama Kılavuzu

[6] AGMA 1010-F14 – Dişli Çarklarda Aşınma ve Yıpranma

[7] AGMA 908-B89 – Dişli Çarklarda Triboloji Terimleri 

Mak Müh. Yiğit ERSOY 

Histogram Makina 

Genel Koordinatör

Devamını oku

Dişliler

Tekstil endüstrisinde devrim: Toz metalurjisi tekstil makine dişlileri

Yayın tarihi:

on

Yazan

[voiserPlayer]

Tekstil endüstrisi, teknoloji ve süreçlerdeki ilerlemeler sayesinde son yıllarda benzeri görülmemiş bir büyüme kaydetti. Sektörü dönüştüren teknolojilerden biri de toz metalürjisi (TM) oldu. İnce metal tozları karıştırarak ve bunları yüksek sıcaklıklarda sinterleyerek yüksek kaliteli metal bileşenler oluşturma süreci olan TM, tekstil makineleri de dahil olmak üzere çeşitli uygulamalarda kullanılan güçlü ve dayanıklı bir metal ürün oldu.

Toz metalurjisi tekstil makine dişlilerinin avantajları

1. Üstün kalite: Toz metalurjisi ile üretilen tekstil makine dişlileri, geleneksel dişlilere kıyasla üstün kalite sunar; çünkü benzersiz üretim sürecine sahiptir. TM ile üretilen dişlilerin homojen yoğunluğu, onları daha güçlü ve dayanıklı kılar. Ayrıca, dişlilerin gözeneksiz olması ve boşluk içermemesi, arızalanma ve hasar riskini azaltır.

2. Uygun maliyet: TM dişlileri, seri üretilebilir ve minimal işleme gerektirir. Üretim süreci oldukça verimli olup atık ve hurda malzeme miktarını minimumda tutar. Ayrıca, TM dişlilerinin yüksek hassasiyeti, bakım ve değişim ihtiyacını azaltarak tekstil endüstrisi için maliyet tasarrufu sağlar.

3. Kişiselleştirilebilir: TM dişlileri, belirli gereksinim ve tasarımlara göre üretilebilir. Bu özelleştirme seviyesi, TM sürecinin esnekliği sayesinde mümkündür. Üreticiler, makinelere uyacak şekilde farklı şekil, boyut ve malzemelerde dişliler üretebilir. Bu da tekstil makinelerinin daha verimli olmasını ve daha kısa sürede yüksek kaliteli kumaşlar üretebilmesini sağlar.

4. Çevre dostu: TM süreçleri, daha az enerji gerektirir ve az emisyon üretir. Üretim süreci minimum atık oluşturur ve kullanılan malzemeler çoğunlukla geri dönüştürülmüş veya doğal kökenlidir. Bu durum, TM dişlilerini daha sürdürülebilir yapar ve tekstil endüstrisinin karbon ayak izini azaltır.

 Tekstil endüstrisini devrimleştirme

Toz metalurjisi tekstil makine dişlileri, tekstil üreticilerinin karşılaştığı pek çok zorluğa çözümler sunarak tekstil endüstrisinde devrim yarattı. Bu teknoloji; yüksek kaliteli, maliyetli ve kişiselleştirilebilir dişlilerin üretimine olanak tanıdı. Bu da tekstil makinelerinin verimliliğini artırarak daha kaliteli ürünler, düşük maliyetler ve artan karlılık sağladı.

TM dişlileri aynı zamanda, tekstil endüstrisinin çevresel etkisini azaltarak sürdürülebilirliğini artırdı. Üretim süreci minimum atık oluşturur ve daha az enerji kaynağı kullanır; bu da sürdürülebilir bir üretim seçeneği sunar. Tekstil endüstrisinin azaltılmış karbon ayak izi, küresel bir endişe haline gelmiştir ve TM teknolojisinin benimsenmesi tekstil üreticilerini çözümün bir parçası haline getirdi.

Sonuç olarak, toz metalurjisi teknolojisi tekstil üreticilerinin karşılaştığı zorluklara çözümler sunarak tekstil endüstrisinde devrim yarattı. Yüksek kaliteli, maliyetli ve kişiselleştirilebilir dişli üretme yeteneği, tekstil makinelerinin verimliliğini artırdı. TM teknolojisinin çevresel sürdürülebilirlik yönü, tekstil üreticileri için çekici bir seçenek olmasını sağladı. Son yıllarda popüler hale gelen toz metalurjisi tekstil makine dişlilerinin, gelecek yıllarda tekstil endüstrisindeki kullanımlarının daha da artması bekleniyor.

Devamını oku

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com

Dişli Teknolojileri sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya devam et